17.03.2026- BİLKE- ARAŞTIRMA
Yunanistan’da kadınların girmesinin yasak olduğu Aynaroz özerk eyaleti. Dafni limanıyla Yunanistan’ın Halkidiki yarımadasında yer alan Aynaroz (Mount Athos), bin yılı aşkın süredir modern dünyadan izole bir yaşam süren özerk bir teokratik bölgedir. UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde bulunan bu dağlık yarımada, “Avaton” adı verilen katı bir yasakla tanınır. Bu kural gereği bölgeye kadınların girişi kesinlikle yasaktır. Hatta bu yasak sadece insanlarla sınırlı kalmayıp, ekosistemi korumak ve keşişlerin ruhani disiplinini muhafaza etmek amacıyla inek ya da koyun gibi evcil hayvanların dişilerini de kapsamaktadır.

Bu yasağın kökeni sadece bir kural değil, derin bir dini inanışa dayanır. İnanışa göre Meryem Ana, bir deniz yolculuğu sırasında fırtınaya yakalanıp buraya sığınmış ve bölge onun “bahçesi” ilan edilmiştir. Bu yüzden Aynaroz’da başka hiçbir kadının varlığına izin verilmez. Ancak bu katı kuralın iki temel istisnası vardır: Fareleri avlamaları için dişi kedilere ve hem taze besin kaynağı hem de ikon yapımında kullanılan yumurta sarıları için tavuklara müsamaha gösterilir.
Aynaroz’da zaman da alışılmışın dışında akar. Manastırlar, günün güneşin batışıyla başladığı “Bizans Saati”ni ve modern takvimin 13 gün gerisinden gelen Jülian Takvimi’ni kullanır. Tarih boyunca bu gizemli dünyaya sızmaya çalışanlar da olmuştur. Örneğin 1930’larda Fransız yazar Maryse Choisy, erkek kılığına girerek bölgeye girmeyi başarmış ve anılarını kaleme almıştır. Öte yandan, savaş gibi olağanüstü dönemlerde manastırlar kapılarını kadın ve çocuk mültecilere açarak insani yardımı her şeyin üzerinde tutmuştur.
Bugün hala 20 aktif manastırda yaklaşık 2.000 keşişin yaşadığı bu mistik bölge, sessizliğini korumaya devam ediyor. Kadınlar ise bu tarihi dokuyu ancak kıyıdan 500 metre açıkta seyreden teknelerden, uzaktan dürbünlerle izleyebiliyorlar. Modernleşmeye karşı direnen Aynaroz, hem mimarisi hem de sarsılmaz gelenekleriyle dünyanın en sıra dışı noktalarından biri olmayı sürdürüyor.
