RSS

Etiket arşivi: çocukluk

KAYBOLAN ÇOCUKLUK

12.02.2026- Ayşe EKŞİ ELMACI

GÜNAYDINNNNNNN…!!

Bu sabahta heybemden altmışlı yıllar çıktı. Gel de gitme çocukluğa, mutlaka anımsatacak bişey çıkıyor karşına sonra dalıveriyorsun o günlere.

Köyde hemen hemen herkes akrabaydı , çocuklarda kuzen . Aslında annemin kuzenleriydi ama yaşlarımız yakın olduğu için isimlerimizle seslenirdik birbirimize. En çok tahta arabalarla oynardık .

Annemin amcasının oğlu Yaşar(benden bir yada iki yaş büyük)yine annemin dayısının oğlu diğer Yaşar(Nurlar içinde uyusun) tahta araba yapmada ve sürmede ustaydılar yaşlarına göre,biz kızlar peşlerinden arabaya binmek için dolanıyoruz. İşler bitip akşama bütün çocuklar caminin orada toplanır herkes arabasını yarıştırırdı.

Biz kızlar arkada sırayla tahta arabalara binerdik.Kah tepenin oradan yokuş aşağı caminin önüne yada caminin önünden kurnanın oraya kadar baş aşağı kayardık. Arada da çamurluktan kurnaya kayardık yokuş aşağı . Çamurluk biraz uzak ve çok yokuş olduğu için dönüşü zor oluyordu çekmek zorunda kalıyorduk. Arabaya bindirdikleri için kızlara çektiriyorlardı arabaları yokuş yukarı. Kuzen Hamide mızmızlanırdı yine annemin amcazade kuzeni Yaşar’la (bu Yaşar kız)beraber. Daha isimlerini unuttuğum arkadaşlar . Yorgunluktan daha sofrada uyuklar , zor yatağa geçerdim. Ertesi günün hayaliyle…

Altmışlarda çocuk olmak güzeldi…#

#@ayseceeeee#

#Altmışlarda çocuk olmak#

BİLKE YORUM:

Köklere Dönüş, sanatsal pratiklerinde kırsalı inceleyen sanatçılar, eserlerini Anadolu kırsal kültürünün göbeğindeki büyükşehirlerde; dünyadaki sanat galerinde sergiliyorlar.

Himayeci ve seçkinci avangart sanat stratejilerini reddeden “güncel halk sanatı”, rustik sanat üretimi için yeni bir yol geliştirmeye girişiyor. Artık, sanatçılar kırsalın pastoral imgeleri yerine, kırsalı modernize etmenin yarattığı gerçek sorunlarla ilgileniyorlar.(saltonline.org)

 
Yorum yapın

Yazan: 12 Şubat 2026 in KONUK YAZARLAR

 

Etiketler: , , , , , , , ,

ÇOCUKLUĞUM- Ayşe Ekşi ELMACI

Zamanla alışkanlıklar ve kültürler ne kadar hızlı değişiyor. Yazılı kaynaklar, bu değişimin kanıtları olarak önemli belge niteliği taşıyacak ileride. Yaşanmışlıklar, o anın duygusal yoğunluklarını da taşıyarak belleğimizde saklanıyor. Varlık ve eşyaların insanlara bıraktığı izleri ve insanın zaman ve eşyaya bıraktıklarını bu yazılarda okuyor, sanki video kaydı gibi izliyor, kaybettiklerimize tanık oluyoruz. Konuk yazarlarımıza HALKBİLİMİ alanına katkıları için teşekkür ediyoruz. BİLKE

Çocukluğumun sokakları hep denize çıkardı. Pencere kenarlarında sardunyalar, kapı önlerinde kokularıyla mest eden hanımeller. Bahçelerde gülü, leylağı, kasım patları, karagözleri. Her evden gelen çocuk seslerine karışan büyüklerin kahkahaları. Kimi görsen tanıdık. Eve gidene kadar bir kayık dolusu selam yollanırdı anneye babaya.

Öyle kaygılar yoktu “bu çocuk nerde ?” diye mutlaka bir komşu evinden çıkıverirdi elinde koca bir dilim salçalı ekmek. Sokak arasında seslerimiz yankılanırdı:

”Saniye yenge , Emine abla, annem içi etli hamur yaptı sizi de çağırıyor.”

Bütün yarım ada bu çağrıları duyardı sanki. Çocuklara ayrı yer sofrası kurulurdu. Döke saça yiyebilelim diye. O meret, yalnızların yemeği değil ki. Yer sofrası coşacak, şen kahkahalar içinde kaşıklar birbiriyle çarpışarak. Annemin hikayeleriyle sohbet koyulaşacak. Herkes ağzına bakacak. Annemin anlatımı, mimikleri usta bir tiyatrocu gibi içine çekerdi insanı. Ben ne kadar kalemime hakimsem, annem de o kadar diline hakimdi. Sonra anladım ki okumanın faydalarıydı bunlar. Annem okumayı çok severdi. Yolda gazete parçası görse okurdu. Kütüphaneye üyeydi kitap alırdı. Kerime Nadir, Yakup Kadri Karaosmanoğlu daha niceleriyle büyüdük. Benim şehrim büyülüydü sanki. Her şehrimin insanı gibi bende aşıktım şehrime. Bütün yollar denize çıkardı.

//ayşe’ce//

 
1 Yorum

Yazan: 13 Mayıs 2022 in KONUK YAZARLAR

 

Etiketler: , , , , , , , , , , , , ,