RSS

Etiket arşivi: memleketim tilkilik

BİR YANIM DAĞLARIN KIZI BİR YANIM AMAZON SAVAŞÇISI

29.06.2022- A. Yaşar SARIKAYA

Sinop’un denizini, rüzgarını, güneşinin doğuşunu ve batışını bitimsizce yaşamak özel bir duygudur. Kentin kurulduğu dar boğaz, gece yakamozlar arasında inci bir gerdanlık gibi parlamaktadır. Binlerce yıl süregelen SİN adının gizemine, ay tanıktır gökyüzünde. Bir elim, suyun sinesinde SİNOPE’Yİ duyumsarken, diğer elim bilmem kaçıncı zamanda deniz dalgalarının yaladığı dağların sesini duyar. Bir yanım dağların kızı, bir yanım da Amazon savaşçısıdır.

Gezginliğin en derini, doğanın hafızasında toprakla konuşmak, dağla söyleşmek, su ile fısıldaşmaktır. Adada iyodu, yaylada çayır ve çimen kokusunu içine çekmektir.

 Aklım ve duygularımın bilişsel gezintisinde, doğa hafızasının gizemini deşifre ediyor;  yazılarımı de geleceğin kumaşına dokuyorum.  

Yüz yıllar öncesinde, belgelerde nüfus yerleşiminin olmadığı zamanda, HASANYERİ adını taşıyan bir yer vardı. Bu gün de aynı adı taşıdığını öğrendiğimde, doğanın hafızasının gücünü duydum içimde. İnsanımızın, ad konusundaki hassasiyetini de. Muhtarı aradım, yaşlılarla görüştüm, bilgileri karşılaştırdım. Evet, isim aynıydı yöre insanı, benim kadar etkilendi mi bilmiyorum ama kalıcı olması için kitaplaştırdım. Okur severlere saygılarımla…

İşte bu şelale, kervanları kendisine çeken, nüfus yerleşimi olmadan kervanlara konak yeri olan.

 
 

Etiketler: , , , , , , , , ,

MEMLEKETİM TİLKİLİK-ÖNSÖZ

20.08.2020- Ayşe Yaşar SARIKAYA

2006 baskı tarihli “MEMLEKETİM TİLKİLİK” kitabımın ön sözünü okurlarımızla paylaşmak istiyorum. Her köyün, böyle bir araştırma yapması ve değerlerine sahip çıkması için örnek olmasını umuyorum.  İlk kitabım 2010 yılında basıldıktan sonra, tam 6 yıl kadar ikinci kitabıma zaman ayırdım. Annem ve rahmetli babam sorularıma cevap vermekten yorulmuştu. Telefon görüşmeleri, BOA araştırmaları, kaynaklar arasında yaptığım arşiv araştırmaları da beni fazlaca yormuştu. Sonunda kitabım basıldı.

1944 Tilkilik köyü Köy Enstitüsü Mezunu Rasim ALCAN öğrencileri ile

Kitabımın önsözü:

ÖNSÖZ

Zaman ve hayat, yaşamın başlangıcından beri iç içe deveran ederler. Her canlı, ana zamanda kendi süresini yaşamaktadır. Bilim dünyasına göre, evrenin maddesel yapısı milyarlarca yılın izlerini taşır. Canlılar ve cansızlar aleminin oluşturduğu evrende, insan canlı türlerinin en gelişmişi olarak tanımlanır. Beden yapısı evrenin madde yapısının,  genetik yapısı da sülalesinin mirasını taşır. İç dünyasının duygusal ve ruhsal zenginliği ise işin en derin boyutudur. İnsanı özel kılan, bu değerler içinde bilinçsel yolculuk yapabilmesidir.

Eski tarihlerden bu güne, insanın bilinçsel kazanımları artmış ve yeni buluşlar zamanın koşullarını oluşturmuştur. Daha iyi yaşamak için daha çok kazanmak hedeflenmiş ve bu gidiş kıran kırana yarış ortamı yaratmıştır. Ekonomide, siyasette, ticarette ve sosyal yaşam gibi akla gelecek her alanda; dünya güç odaklarının yarış arenası olmuştur. Bu yarışta Anadolu göç yolcularının payına ise yalnızca hayatta kalma mücadelesi düşmüştür.

Göçerlerin, ekonomik yapı içinde varlık gösteremedikleri bilinen bir gerçektir. Yaylak ve kışlaklarda dilediğince özgür yaşayan göçerler, bu alışkanlıklarını sürdürmek için yurt olarak uzak bölgeleri tercih etmişlerdir. Tilkilik bu köylerden sadece bir tanesidir. Yüksek köylerde yerleşik hayata uyum sağlamaya başlayan göçerler, değişen hayat koşulları sebebiyle zorunlu olarak yeni bir göç olayı ile karşı karşıya kalırlar. Sanayi ve teknolojinin geliştiği, istihdam alanlarının oluştuğu büyük şehirler artık onlar için cazibe merkezidir. Büyük şehirlerde var olma mücadelesi içinde geleneksel kültür, soy kütüğü ve köy tarihi konusuna sıra gelmemiştir. Konuya ışık tutabilmek amacıyla, birçok kaynaktan faydalanarak bu kitabı hazırlamaya çalıştım. Hemşehrilerime hayırlı olmasını diliyorum.

Ayşe Yaşar SARIKAYA

bilinçsel: bilişsel olarak kullanımı yaygındır

 
Yorum yapın

Yazan: 20 Ağustos 2020 in Genel Kültür

 

Etiketler: , , ,

SİNOP İÇİN YENİ BİR KİTAP

dscf2683

Yaşar SARIKAYA’nın, 6 yıldır üzerinde çalıştığı yeni kitabı yayımlandı.  Bu eser, Sinop kırsallarına yapılan yörük göçünü, Tilkilik köyünü ve köylüsünü anlatıyor. Yaşar SARIKAYA, dernekte yaptığımız toplantıda Yönetim Kurulu ve üyelerimize 2. Kitabını tanıttı.

“Yeni kitabımın adı “MEMLEKETİM TİLKİLİK”. 8 aylıkken  köyden Sinop’a gelişimizi,  köy kültürünü bebek belleğimde nasıl taşıdığımı anlatan bölümü, sizlerle paylaşmak istiyorum.

TİLKİLİK’TEN SİNOP’A UZANAN GERÇEK

1956 yılı Eylül ayıydı, Kezban gelin beşiği sırtında Tilkilik köyünden Gerze’ye yürüyordu. 7- 8 saat sürecek olan bu yolculukta, babası Molla Hasan’ın Mehmet de ona eşlik ediyordu. 8 aylık kızı Ayşe beşikte, 4 yaşındaki oğlu Mehmet de yanında idi. Mehmet, dedesinin diktiği çarıkları ayağına giymiş, küçük adımlarla onları takip ediyordu. Kezban gelin, annesinin dokuduğu 3 yün kilimi, bir gelinlik yorganı ve birkaç parça eşyasını eşeğe yüklemişti. Ablasının kocası Mehmet UYSAL, yükü Gerze’ye bırakıp sonra eşekle beraber tekrar köye dönecekti.

Kezban gelin, sabahın erken saatlerinde umuda yelken açmış, kaderine yürüyordu. Dere tepe geçti, zor yollardan Gerze’ye ulaştı. Akşam olmak üzereydi. Otobüsler Sinop’a sabah saatlerinde gittiğinden, akşam Gerze’de kalmak zorundaydı. Çocukluk arkadaşı Cılız’ın Emine Gerze’de evliydi. Onu buldular. 13 Şubat günü çıkan Gerze yangınında evleri yanmıştı. Yangından sonra 8 ay geçmişti ama hala çadırda kalıyorlardı. Kezban, o gece çocukları ile yangın çadırında misafir oldu.

Ertesi günü Sinop otobüsüne bindiler. Eşi Cafer Sinop’ta işe girmiş ve onları yanına çağırmıştı. Kezban gelin Sinop garajında indi, çocuklarını ve yüklerini toparladı. Cafer,  Sinop’a geldiklerinde at arabacısı Ömer’i bulun diye köye haber göndermişti. Babası da hemen at arabacısı Ömer’i buldu. Sonra yüklerini yerleştirip, kendileri de at arabasına oturdular. Arabacı Ömer,  onları adada Cafer’in verdiği adrese götürdü.

Beşikteki Ayşe, bu yolculukta olan bitenden habersizdi. Yaşadığı o günleri hafızasına kaydetmiş ve Sinop’a taşımıştı. Ayşe, Sinop’ta büyüdü, okudu ve öğretmen oldu. Doğduğu toprakların kokusunu, beşikteki yolculuğu unutmadı. Annesinin yanık türküleri onun vefa duygusunu besledi. Ve bu kitaba vesile oldu…”

Hafızamda kayıtlı olan bu gerçek, beni kent ve köy kültürlerini araştırmaya yönlendirdi. Birçok yüksek köyümüzde öğretmenlik yaptım. Araştırma ve derleme çalışmalarımda, kırsallarımızı dolaştım. Köy ve merkez arasında çok gidip geldim.  Her insandan, her köyden, her topraktan bilmediklerimi öğrendim. Kırsal coğrafyalarda yaşayan insan algısının ve idrakinin boyutlarına tanık oldum. Bu nedenle, köylü ve kentli algısının fark edilmesini çok önemli buluyorum.

İlk kitabım “BİR İNCİ MEMLEKETİM” 2010 yılında, 2. Kitabım MEMLEKETİM TİLKİLİK 2016 AĞUSTOS ayında yayımlandı.  Kitaplarım bundan sonra, MEMLEKETİM serisi olarak devam edecek. Çünkü memleketimi ve insanlarını çok seviyorum. Köylü kentli ayırmadan, herkese değer veriyorum. Memleket gerçeklerinin, modernlik ve geleneksellik başlığında mercek altına alınması gerektiğine inanıyorum.

Aslında modernlik, geleneksellik tabanından beslenmektedir.  Dünyada vizyona giren son filmlerin, ünlenen moda seçkilerinin, müzik yapıtlarının ve çeşitli sanat eserlerinin geleneksel temelli olduğu bilinir. Değirmen taşlarının, mimari dekorasyonlarda orijinal olarak kullanıldığı gibi. Halk kültürünün güncellenmesi, derneğimizin hedefleri arasındadır. Geleneksel taban, kullanılıp yok sayılmamalıdır.   SİNOP TİRİT PROJESİ, EL SANATLARI PROJESİ, SİNOP TOPRAĞI PROJESİ, TÜRKÜLERİMİZ, HALK OYUNLARIMIZ PROJESİ projelerimizden bazılarıdır.  Köyümüzde ve kentimizde bu zengin kültür var oldukça, anlaşılıyor ki yazacaklarımız da projelerimiz de bitmeyecek.

Sinop bebekliğim, çocukluğum, gençliğim, öğretmenliğim ve emekliliğimin şehri, Sinop benimle özdeş. Doğduğum köy ise belleğimdeki özlemim, saklı geçmişim. Geçmişim yüreğimde bir düğüm, açmayan bir gonca. Kitabım MEMLEKETİM TİLKİLİK ise, doğduğum toprağa vefa borcum.

Kitap 300 sayfadan oluşuyor. Tarihi bilgiler için 1487- 1700 yılları arasındaki akademik verilerden faydalandım. Köye yapılan yörük göçüne, köydeki mahallelere, sülalelere ve Köy Nüfus Esas Defteri nüfus kayıtlarına yer verdim. 6 yıl çalıştığım bu eser için, 14 kaynakça ve 13 kaynak kişiden faydalandım. Sinop için ve şimdiki adı Çağlayan olan köy ve köylülerimiz için hayırlı olmasını diliyorum. “

Kitabın tanıtımından sonra, Y.SARIKAYA yönetim kurulu ve denetim kurulu üyelerine kitabını imzaladı.

 
1 Yorum

Yazan: 15 Eylül 2016 in Kültür Arşivi

 

Etiketler: ,