19.10.2026- Ayşe Yaşar SARIKAYA
Antik çağlardan beri ünü dünyaya yayılan Sinop Kırmızısı, fresklerın eskiz çizimlerinde kullanılan bir aşı boyasıdır. Strabon da bu boyadan övgüyle bahseder.
Prof. Dr. Dominic Kassab Tezgör konuda yaptığı detaylı çalışmadan bir bölüm:
“……..1887’de yayımlanan Technologie und Terminologie der Gewerbe und Künste bei Griechen und Römern’de kırmızı aşı boyası yer alıyor. Blümner’in zamanından bu yana, Sinope’nin ekonomik kaynaklarına dair yayınlarda çoğu zaman bu konuya değiniliyor, ancak yeni bir bilgi sunulamıyor ve genellikle onun tam doğası ve kesin kökeni hakkında bir cehalet sergileniyor. Bu nedenle, onu kırmızı oker olarak tanımlamak ve genel betimlemesini kabul etmek çoğunlukla kabul görmüş durumda, doğasıyla ilgili başka yorumlar da bulunuyor. Yine de, kırmızı bir pigment bugün hala Kapadokya’da kullanılmakta ve burada yoşa olarak adlandırılmaktadır. Sinope’nin miltosu ile yoşa’nın aynı şey olduğundan neredeyse hiç şüphe yok……. “
Bu güne kadar, eski çalışmalardan alıntılarla, Sinopya hakkında bilgileniyoruz. Konuya deneysel yaklaşmak istedik ve araştırdık. Sinop’ta aynı pigment var mıydı? Kapadokya’dan orijinal örnek gerekiyordu. Araştırmalarımla, Tarih öğretmeni ve araştırmacı Şenol Dönmez’in AŞILLIK MAĞARASI çekimlerine ulaştım. Kapadokya Nevşehir sınırlarında olan bu mağarada kırmızı aşı boyasının olduğunu anlatıyordu. Haberleştik, örneklere ulaşmak istediğimi söyledim.
Kısa zamanda, mağaraya giderek, Sinopya pigmentini doğal olarak buldu. Elimize geçeceği günü merakla bekliyorum. Senol Bey Hocam’a araştırmaya verdiği değer ve gösterdiği çabaya çok teşekkür ediyorum.
SİNOPYA deneylerinde buluşmak umuduyla…